Şimdi Yandık

Sahte veteriner,

Sahte dişçi,

Sahte rakı

Sahte para,

Sahte kimlik,

Sahte asker ve polis,

Sahte kredi kartı, diploma,

Sahte ihracat ve daha nice Osman Sülünlerin eserleri…

Şimdilerde de ‘Evrak Sahteciliği’ aldı başını gidiyor!.. Ne şirketmiş be!… Askerin, “ Kağıt Parçası” dediği, “Darbe”  konulu fotokopi kağıdı (Henüz belge özelliğini kazanmamış, umarım aslının kimde olduğu biran önce ortaya çıkar) devletimizin kurumlarını da karşı karşıya getirdi.

Ne kağıtmış be!…

Üç kağıtçılıkta üstümüze yok!

Kurumlarımızda cirit atan atana!…

Al karoyu, ver papazı…

Tabiki, iskambil kağıdının da aslını bulabilirseniz!..

Sabah kalk, “Darbe“ Akşam yat “ Darbe”  “Darbede yavrum darbe!” Temcit pilavı gibi önümüze konulan “Darbe” sözcüğünden vallahi toplum olarak bıkkınlık geldi! Neredeyse kafayı üşüteceğiz!…

Allah’ını severseniz, sizin başka işiniz gücünüz yok mu?

Alın size, işsizlik,

Alın size, ekonomi,

Alın size, Avrupa Topluluğu,

Eğitim,

Dış Politika,

Bakın daha uğraşılacak daha nice ciddi konular var!.. Toplum artık “Darbe”yi değil, kendisine  verilecek refahı  bekliyor…

Eyvah bende yandım!…

Neden mi ?

Ne olacak, “Darbe”den beni de bir gün tutuklarlarsa şaşırmayın!… Evimi arasalar belgeyle tıka basa!…

Şimdi, “Bu da nerden çıktı?” diyeceksiniz.

12 Eylül’ün mimarlarından Kenan Evren ve silah arkadaşlarının  Anayasanın Geçici 15. maddesinin değiştirilerek yargılanma süreci tartışmalarından  bahsediyorum. Bende o dönemlerde,  Edirne’nin Süleoğlu kazasında, 12 Eylül gecesi saat yarımda alarm vurulduğunda, bir hafta önce paletli araçlarımıza hazırladığımız  mühimmatların yanında, şiddetli yağan yağmura rağmen ne olduğunu henüz bilemeden bölük olarak  dimdik içtimadaydık.  İki saat beklemenin ardından, Yüzbaşımızın; “ Darbe olmuştur, memleketimize hayırlı ve uğurlu olsun” komutundan sonra bizde darbenin ortaklarından oluvermiştik!…

İşte şimdi yandık!…

Evde belge çok!… Yanımda Ankaralı Cafer ve Ahmet, Gümüşhaneli İmam Yakup ile daha nice silah arkadaşlarımın siyah beyaz resimleri var.

Şimdi, onlarda yandı!…

İşin şaka tarafı, artık bu millet “Darbe” yi sözlüklerden  silip,  demokrasinin ışığı altında Cumhuriyetine sıkı sıkıya  sahip çıkmalıdır. Güçlü bir demokrasi ile zaten ortada ne belgeci, ne darbeci, ne de orta çağın geri zihniyetleri kalacaktır!…

Yaşasın Demokrasi!…

Sevgiyle kalın,

28 Haziran 2009/ Bursa

Ertuğrul Erdoğan