Bize Bu Yakışır

Başbakan nerede konuşuyor? Herhangi bir TV kanalında

Muhalefet? Onlarda çıkabilirlerse bilmem ne kanallarında.

Peki, halk nerede? Belli bir kesimi, ‘Bin Bir Gece Masalları’nı andıran diziler, spor programları veya yarışma programlarının ağız sulandırıcı büyülü dünyasındalar.

Halk artık hükümet ve muhalefetin her kafadan gelen ağız dalaşlarını, Elektrik, doğalgaz, benzin ve hayat pahalılığını ve Türkiye’mizde yaşanan saçma haberleri izlemek istemiyor. Halk, medya’dan tarafsız ve gerçek haberlerin verilmesini bekliyor!

Eskiden ekran denen teknolojinin olmadığı ve radyonun bulunduğu dönemlerde büyüklerimiz “ Ajansı” kaçırmayalım der ve tüm Türkiye aynı anda haberlere kilitlenirdi.  Şimdilerde haberler, holding medya gruplarının eline geçti. İstediği gibi çıkarları doğrultusunda at koşturuyorlar. Bir grubun verdiği haberi, diğeri işine gelmediği için vermiyor. Basın taraflı.  Böyle olunca siyasetçilerde kaçak dövüşüyorlar. Konuşulanlar havanda su dövüyor. Kısacası medya, demokrasimize gem vuruyor.

Sabah programlarını medya grubu ayırt etmeksizin izleyenlerdenim. Bir kanal önüne almış kendi görüşüne göre seçtiği gazete haberlerini izleyicilerine güneşi balçıkla sıvatıyor. Halkımız her görüşteki sübjektif haberleri duymak,  ona göre bilinçlenmek ve oyunu zamanı gelince kullanmak istiyor.

Şu anda gündemi öylesine meşgul eden konular var ki, Alın Deniz Feneri, Ergenekon davalarını, birbiri ardına gelen yolsuzluk iddialarını, Ekonomi ve Türkiye’nin ve dünyanın önemli olaylarını!

O zaman ne yapmalı? Her ay olmasa bile,  üç ayda bir, güvenilir bir yönetici tarafından ( Türkiye’nin beğenisini kazanan Uğur Dündar bence de olabilir) iktidar ve muhalefet liderlerini bir masa etrafında kurmaylarıyla izleyebiliriz. Zaten demokrasiyi benimseyen ülkelerde böyle yapılıyor. Bu girişimin sonucunda ayrı medya gruplarının yalan yanlış haberleriyle bilgilenen halk, belkide ilk ağızdan bir şeyleri öğrenme ve ona göre değerlendirme fırsatını yakalamış olacak.

Gelin,“Siyasi Şampiyonlar Ligi”ni kurup, keyiflice, küfürsüz ve demokrasiye yakışır nitelikte ve anılarda kalacak hoş karşılaşmaları hep birlikte ilgiyle izleyelim.

Bu girişim, “Türk Demokrasisi”ne yakışmaz mı?

Sizler ne dersiniz?

Bayramınızı şimdiden kutlar, sevgiyle ve dostça kalın.

 

Eylül /2008/Bursa

Ertuğrul ERDOĞAN